Kardeş Atanasy Sulik için yapılan doğum günü şöleni ve “Aziz Maksimilyan Maria Kolbe” için resim sergisi açılışı
2 Şubat 2019 Pazar günü, Kardeş Anatasy Sulik’in, doğumunun 80’inci yıldönümü kutlandı. Bu yıl aynı zamanda bu vesileyle, rahiplik hayatına başlangıcının 60. yılını ve Türkiye’de görevinde bulunmasının 30 yılını kutlamış oldu. Bu kutlamalar 4 ve 5 Mart günlerinde, İstanbul’da yer alan Sent Antuan Kilise Bazilikası bitişiğindeki manastırda gerçekleştirildi.
4 Mart akşamında Sent (Aziz) Antuan Kilisesi rahipleri, Kardeş Anatasy onuruna bir org konseri düzenlediler. Konser, org sanatçısı Eduard Iosif Antal tarafından icra edildi ve soprano Gözde Ural’ın ve bariton Rahip Iosif Robu’nun sesleri eşliğinde zengin kılındır. Konser esnasında, rahip Lucian Abalintoaiei tarafından hazırlanan bir slayt gösterisi sunuldu ve gösteride, doğrum günü kutlanan rahibimizin çocukluğundan bu güne kadar olan anıları gösterilerek din hayatının yolundaki aşamalar hatırlatıldı. Onun eşliğinde yaşamının etaplarının birlikte yaşamış olduk: Çocukluğu, Allah çağrısını hissettiği zamanı, Niepokalanow’da kaldığı rahiplik günlerini, Roma’da icra ettiği görevlerini, müjdeci olarak Brezilya’da bulunduğu zamanları ve son olarak, Türkiye’de verdiği hizmeti.
Ertesi gün, saat 11’de, Sent Antuan Kilisesi’nde, İstanbul Havarisel Vekili ve Episkoposu Mons. Ruben Tierrablanca’nın riyasetinde Kutsal Ayin kutlandı. Ayine katılanlar arasında, rahiplerin, çeşitli rahip topluluklarına bağlı din adamlarının yanı sıra, Polonezköy’den gelen imanlı cemaat, din adamları, rahibeler ve Focolarini kardeşliği katıldı. Misafir olarak katılanlar ise, Genel Başrahip eski yardımcısı Rahip Valentino Redondo, Bulgaristan’ın Konventual Fransisken Rahipleri Vekili Rahip Jarosław Bartkiewicz, Romanya bölgesel Başrahibi Teofil Petrişor ve Varşova Bölgesel Rahip yardımcısı Rahip Piotr Szczepański katıldı. Ruben Terrablanca’nın vaazından sonra Kardeş Atanasy rahiplik yeminlerinin yeniledi.
Kutlamanın sonlandırılmasından önce Kardeş Teofil Petrişor ve Kardeş Piotr Szczepański, doğum günü sahibine şükranlarını sundular. Ayin kutlamasının akabinde sevinç içinde bir olmanın ve iyi eserler gerçekleştirme görevinin bol meyve vermesi ümidiyle şölen sofrasında bir araya gelindi. Yemeğin biriminde Kardeş Atanasy herkese teşekkür etti, özellikle de bu kutlamanın hazırlanmasında çok çalışan Sent Antuan rahiplerine minnettarlığını iletti.
Aynı günün öğleden sonrasında, saat 17:00’de başka önemli bir an daha yaşadık: Aziz Maksimilyan Maria Kolbe’ye adanan resim sergisinin açılışı. Bu açılışa katılanlar arasında Mons. Terrablanca, Süryani-Katoliklerin eşepiskoposu Orhan Canlı, Rum Ortodoks Kilisesi Rahibi Dimitri, Fokolariniler, birkaç rahip ve rahibin yanı sıra, cemaatten teşrif edenler vardı.
Açılışı programında, katılımcılara Kardeş Michał Sabatura selam konuşmasıyla başladı, tüm açılışı idare etti. Org sanatçısı rahip Eduard Iosif Antal müziği ve rahip Iosif Robu’nun güzel sesi bu ortamında misafirperverliğine ve dua ruhsallığına güzel bir hava katmış oldu. Sent Antuan Kilisesi ve manastırının başrahibi Iulian Pişta, orada hazır bulunanları selamladı, Bölgesel başrahip Martin Kmetec ise, bu projenin gerçekleştirilmesindeki amacın ne olduğu konusunda aydınlatıcı bir konuşma yaptı. Akabinde, Rahip Piotr Szczepański, Aziz Maksimilyan Maria Kolbe hakkındaki konferansında onun hayatını, tanıklığını ve vermiş olduğu mesajını sunarken Peder Kolbe’nin şu kelimelerinde onun düşüncesini özetledi: “Yaratan yalnızca sevgidir.”
Konferanstan sonra, İstanbul Havarisel Vekili ve Episkoposu Mons. Ruben Tierrablanca ve Süryani Katolik Eşepiskoposu Orhan Canlı, Aziz Maksimilyan Maria Kolbe’nin yaşamının sunulmasından türeyen düşüncelerini paylaşma fırsatı buldular. Nitekim Maksimilyan Kolbe’nin tanıklığı, barış için dua eden katılımcıların dualarına eşlik etti. Son olarak, misafirler kilisenin avlusunda hazırlanan fotoğraf sergisini gezmek için bir araya geldiler.
***
Sergi açılışında, Bölgesel Başrahip Martin Kmetec’in konuşması:
“Aziz Maksimilyan Kolbe üzerine hazırlanan serginin açılışını yapmadan önce, Peder Piotr Szciepanski’nin vesilesiyle özel bir şekilde Niepokalanow Manastırı rahiplerine, bu materyal ve fotoğrafların temine yardımcı olan ve onların içeriğinin tam açıklamasını yaparak katkı sağlayan arşiv sorumlusuna, materyallerin dizgisi ve düzenlenmesine destek olan Nathalie Ritzman’a da ayrıca teşekkür etmek isterim.
İlgili sergi, Aziz Maksimilyan’ın yaşamını, tanıklığını, görevini, şehitliğini ve mesajını takdim eden bir çalışma oldu. Sergimizin başlığı, Aziz Maksimilyan’ın kelimelerinden alınmıştır: ‘Yaratan yalnızca sevgidir.’
Onun yaşamının tüm ilhamı, Allah’ın Annesi Bakire Meryem’den gelmektedir: Lekesiz Meryem. Nitekim bizzat Allah, öz Oğlu olan Mesih’i insan bedeninde Meryem’in rahmine düşürme hoşnutluğunu gösterdi. O halde Meryem, Thetokos yani Allah’ın Annesi’dir.
Tüm insanlığı etkisi altına alan günahın ve kötülüğün kendisine hiç bulaşmadığı Lekesiz Bakire Meryem’de Aziz Maksimilyan, insan ırkının en güzel ikonasını görmüştür. Her insan varlığı varoluş özünde, Allah’ın suretinde ve benzerliğinde yaratıldığının sade göstergesi olarak sonsuz bir haysiyete bürünmüştür.
Bu temel insani haysiyet ise, birçok şekilde tarih boyunca maalesef ayaklar altına alınarak çiğnendi ve bugün de aynı şekilde olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte, bu düşünce, geçen yüzyılın ideolojilerinin bir sonucudur. Ama bugün de doğan ideolojiler, insanoğlunun köleliğe indirgemekte ve kötülüğe maruz bırakmaktadır; tüm bunlar temelinde, ayartıcı şeytanın yılan şeklindeki puta tapılmasından kaynaklanır.
Lekesiz Meryem de bir insan evladıydı, yalnızca bir görüntü değildi zira el değmemiş yegane varlık olarak, insanlık için şefaatte bulunabilir: Bunun en büyük kanıtı da, Aziz Maksimilyan Kolbe’nin Auschwitz Toplama Kampı’nda maruz kaldığı ölümüdür; onun sevgi adıyla kendisini kurban olarak sunması, Bakire Meryem’in Göğe Alınışı Büyük Bayramı (15 Ağustos) Arifesinde gerçekleşmiştir (14 Ağustos).
Bu nedenden dolayı, sınırlı bir çalışma olmuş olsa da, bu sergi aracılığıyla Peder Maksimilyan’ın Allah için, Lekesiz Meryem için ve kardeşleri için göstermiş olduğu sevgisini resimlerle bir araya getirmeyi istedik. Onun bu sevgi cevabı, milyonlarca insanın ve özellikle de Yahudi kardeşlerin korkunç ölümlerinin, onların sonsuz acılarının trajedisine, kedere ve işkenceye olan bir karşılığıydı. Babil Talmud’un da zaten şöyle yazmıyor mu? ‘Her kim bir insanın hayatını kurtarırsa tüm insanlığın hayatını kurtarmış olur.’ Aziz Maksimilyan da ölerek bir insanın hayatını kurtardı ve bu sayede İncil’de yer alan şu cümleyi yerine getirmiş oldu: ‘Bir kimsede, şundan daha büyük bir sevgi yoktur: Dostları uğruna kendi canını vermek.’ (Yuhanna 15:13).
O halde, barış ve esenlik için dualarımızın da buluştuğu bu yerde, insanlığın yüreğinde barış, dünyada barış ve özellikle de Orta Doğu’muzda barış hakim olsun. Barış Kraliçesi Meryem, bizler için şefaatte bulunsun! Amin.”
Kardeş Martin Kmetec
[FAG id=2192]