Azize Mecdelli Meryem, İsa Mesih’in sadık bir öğrencisi ve Diriliş’in ilk tanığı olarak Hristiyan tarihindeki en önemli kadın figürlerinden biridir. İncil’de hayatı hakkında çok az bilgi verilmiş olsa da, gelenek ve tarihî yansıma, onu -dönüşüm, sadakat ve Müjde’yi ilan etme açısından- kuşaklar boyunca ilham kaynağı olan bir kadın olarak bize gösterir.

Şifadan Öğrenciliğe

Meryem, Celile Denizi’nin batı kıyısındaki Mecdel kasabasındandı. Luka İncili’ne göre yedi kötü ruhtan muztaripti (Lk. 8:2). Ancak bu büyük acıdan, Mesih’in mucizevi şifasıyla kurtuldu. Bu olay onun hayatını tamamen değiştirdi. Artık şifa veren Kurtarıcısı’na duyduğu sevgi ve minnettarlıkla dolan kalbi, onu İsa’nın en sadık öğrencilerinden biri haline getirdi. Onun hizmetini destekledi, öğretilerini dinledi ve başka kadınlara da bu yolu cesaretle gösterdi.

İsa’nın çilesi sırasında Meryem’in sadakati özellikle belirgindi. Birçok havari kaçarken, Mecdelli Meryem, Meryem Ana ve Yuhanna ile birlikte çarmıhın dibinde durdu. Daha sonra İsa’nın bedeni çarmıhtan indirildiğinde, Aramatyalı Yusuf ve Nikodimos’la birlikte onun mezara yerleştirilmesine yardım etti. Haftanın ilk günü, sabah henüz karanlıkken, mezara döndü. Taşın yuvarlandığını ve mezarın boş olduğunu görünce büyük bir keder yaşadı. Dirilmiş İsa’yı gördüğünde O’nu önce bahçıvan sandı, ama İsa ona “Meryem!” diye adıyla seslendiğinde gözleri açıldı. O’nu “Rabbim!” diyerek yanıtladı ve sevinçle havarilere koşup dirilişi ilan etti:
“Mesih Dirildi!”

Bu ilanıyla kilise tarihinde ona özel bir unvan verildi: “Havarilerin Havarisi”.

Son Yıllarına Dair Farklı Gelenekler

Mecdelli Meryem’in Mesih’in Göğe Çıkışı’ndan sonraki yaşamıyla ilgili olarak, Doğu ve Batı Kiliseleri arasında iki farklı gelenek bulunmaktadır.

Yunan Ortodoks geleneğine göre, Mecdelli Meryem Efes’e gitmiş ve burada Meryem Ana ve Yuhanna ile birlikte yaşamıştır. Orada huzur içinde vefat etmiş, ve kalıntıları 886 yılında Konstantinopolis’e nakledilerek büyük saygı görmüştür. Aziz Tours’lu Gregorius da dahil olmak üzere ilk Kilise yazarları bu görüşü destekler.

Buna karşılık, Fransız (Latin) geleneği, Mecdelli Meryem’in kardeşi Lazarus ve diğer bazı müritlerle birlikte mucizevi şekilde bir tekneyle Fransa’nın Provence bölgesine ulaştığını, burada Hristiyanlığı yaydığını ve sonunda La Sainte-Baume adlı bir mağaraya çekilerek otuz yıl boyunca tövbe ve dua içinde yaşadığını anlatır. Ölüm zamanı geldiğinde melekler tarafından Aix şehrine taşındığı, orada Aziz Maksiminus tarafından son kez sakramentleri alarak öldüğü ve bedeninin Villa Lata (sonradan Saint-Maximin olarak anılan) adlı yerde inşa edilen bir sunağa yerleştirildiği rivayet edilir.

Kalıntılarının, Müslüman istilalarına karşı 745 yılında saklandığı ve 1279 yılında Napoli Kralı II. Charles tarafından Dominikenler için kurulan manastır inşasında yeniden keşfedildiği anlatılır. Kalıntılar 1600 yılında Papa VIII. Clemens tarafından gönderilen bir lahide yerleştirildi, baş kısmı ise ayrı bir kutsal emanet olarak korundu. Fransız Devrimi sırasında zarar gören kilise 1814 yılında restore edildi, mağara ise 1822’de yeniden kutsandı. Bugün hâlâ La Sainte-Baume, Mecdelli Meryem’e ithaf edilen en önemli hac yerlerinden biri olarak saygı görmektedir.

Modern Yanılgılar ve Popüler Kurgu

Günümüzde, Mecdelli Meryem hakkında çok sayıda yanlış bilgi ve spekülatif iddia, kurgusal eserler yoluyla yayılmıştır. Dan Brown’ın 2003 tarihli çok satan romanı Da Vinci Şifresi; Meryem’in Benyamin kabilesinden geldiği, İsa’nın eşi olduğu, İsa’nın çarmıha gerildiği sırada hamile olduğu ve bugün hâlâ süregelen bir soy başlattığı gibi hiçbir tarihî dayanağı olmayan iddiaları popülerleştirdi. Ayrıca Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği adlı tablosunda, İsa’nın sağındaki “sevgili öğrenci”nin aslında erkek gibi giydirilmiş Mecdelli Meryem olduğunu öne sürdü.

Ancak bu fikirlerin tarihî belgelerde, kabul gören veya görmeyen hiçbir ilk Kilise yazıtında kanıtı bulunmamaktadır. Sanat tarihçileri, resimdeki bu figürün gerçekte Yuhanna olduğu konusunda hemfikirdir.  Aslında Mecdelli Meryem ilk Kilise tarafından o kadar hürmet görüyordu ki onun burda resmedilmesi tartışmaya yol açmazdı.

2012 yılında, akademisyen Karen L. King, “İsa’nın Karısının İncili” olarak adlandırılan kıptî dilinde bir papirüs parçası yayımladı. Ancak bu belge kısa sürede sahte olduğu gerekçesiyle akademisyenler tarafından reddedildi ve King de 2016’da bu görüşü benimsedi.

Tanınmış tarihçi Bart Ehrman, Mecdelli Meryem’in İsa’nın eşi ya da sevgilisi olduğu iddialarının hiçbir tarihsel temele dayanmadığını belirtir. İnciller, İsa’nın annesi Meryem, babası Yusuf, kardeşleri gibi tüm aile bireylerinden söz ederken, bir eşten hiçbir şekilde bahsetmemektedir. Hatta Meryem’in ruhsal önemini vurgulayan Gnostik metinlerde dahi, Meryem’in Mesih’e yakınlığı romantik veya cinsel değildir. r. Ayrıca İsa, Markos 12:25’te Tanrı’nın Krallığı’nda evlilik olmayacağını öğretmiştir; dünyada da evlilikten uzak bir yaşam tarzını sürdürmesi bu öğretiyle tutarlıdır.

Aşk, Sadakat ve Müjde’nin Elçisi

Efsanelerin ve kurgu eserlerin ötesinde, Mecdelli Meryem’in gerçek mirası hâlâ parlamaktadır: derin bir tövbe yaşamış, Mesih tarafından dönüştürülmüş, acı anlarında O’nu terk etmemiş ve Diriliş’in ilk tanığı olmuş bir kadın. Hayatının sonunu Efes’te mi, yoksa La Sainte-Baume mağarasında mı geçirdiği kesin olarak bilinmese de, onun tanıklığı sadakat, cesaret ve Müjde’yi sevinçle paylaşma çağrısıyla zamana meydan okuyor.

Bugün de onun sesi kilisede yankılanmaktadır:
“Mesih Dirildi!”
“Gerçekten Dirildi!”

 

 

Kaynaklar: 

https://www.catholic.org/saints/saint.php?saint_id=83

https://www.roca.org/oa/volume-i/issue-9/st-mary-magdalene

https://www.ewtn.com/catholicism/saints/mary-magdalene-692

https://jtak.scholasticahq.com/article/123460