
Dominik de Guzman’ın Biyografisi
Dominik de Guzman yaklaşık 1170 yılında, Kastilyalı soylulardan olan ailesinin birçok mülke sahip olduğu Caleruega/İspanya’da doğdu. Kilise hayatı çocukluğundan îtibâren Dominik’in kaderiydi ve ailesi onun eğitimini başrâhip olan amcasına emânet etti. 1187’de Palencia’da teoloji eğitimi almak üzere evinden ayrıldı. Sonra ülkede büyük bir kıtlık baş gösterdi. İnsanların sıkıntısına üzülen Dominik, tüm kitaplarını sattı ve parayı fakirlere verdi. Şöyle diyordu: “İnsanlar açlıktan ölürken ölü deriler üzerinde ders çalışmak istemiyorum.”
Osma şehrinin manastır başrâhibi, mal varlığı çok olmamak şartıyla Augustinus İlkeleri’ni takip etmeye hazır din adamları arıyordu. Dominik’te bu kurallara uymaya istekli, genç bir ruh gördü. Böylece Dominik, Osma’da Aziz Augustinus Tarîkatı’na bağlı bir kardeş oldu. Tefekkür dolu bir dua hayatı sürdürdü. O dönemde bir tarîkat kardeşinin hayatı; günlük ilahiler, meditasyon, saatlerin litürjisi ve tek başına yapılan rûhânî okumalarla şekillenmişti. 1197 yılında Dominik râhip olarak atandı. Çöl Babalarıyla Görüşmeler ( Yuhanna Kassian’ın eseri) Dominik’i derinden etkiledi ve rûhânî olarak olgunlaştırdı.
Artık başrâhip yardımcısı olan Dominik, episkoposuyla birlikte Danimarka’ya giderken güney Fransa’dan geçti. Burada Katharizm sapkınlığının ne kadar yayıldığını gördüler ve buna karşı harekete geçmeye karar verdiler. Papa III. İnnocentius’un iznini aldıktan sonra 1206 yılında sapkınlıkların kasıp kavurduğu Fransa’nın güney bölgelerine gerçek inancı geri getirmek için yola çıktılar. Bunun için kullanacakları yöntemler, vaaz vermenin yanında örnek bir yaşam da sürmekti. Havârîlerin örneğini izleyerek vâizler ikişerli olarak, İncil’e yaraşan bir yoksulluk içinde yaşayıp Katolik Kilisesi’nin öğretilerini vaaz ettiler. 1208’de episkoposunun ölümünden sonra Dominik, Prouille manastırına yerleşerek halka tek başına vaaz etmeye devam etti. 1213 yılında artık Toulouse bölgesinde iyice tanınarak, Carcassonne episkopos vekili olarak atandı. O ve birkaç yoldaşı yoksulluk içinde yaşıyor, halka yardım ediyor ve çokça dua ediyorlardı. Dominik iyi bir vâiz olmak için gereken niteliklere sahipti: sağlam bir teolojik eğitim, kapsamlı bir Kutsal Kitap bilgisi, temiz bir hitâbet ve hepsinden önemlisi kalplere dokunma yeteneği.
1216 yılında, Papa III. Honorius onun çalışmasını onayladı ve Toulouse’daki bu küçük topluluk, Vâiz Kardeşler Tarîkatı hâline geldi. 1217’de, Pentekost Bayramı’nda Dominik, topluluğun üzerine Kutsal Ruh’u çağırdı ve râhipleri dünyanın çeşitli bölgelerine göndermeye karar verdi. Kendisi de o andan îtibâren tarîkatın babası olarak yeni kurulan toplulukları desteklemek için İspanya, Fransa ve İtalya’ya seyahat etti. Madrid’de ilk Dominiken kadınlar manastırını kurdu ve bunu pek çok manastır daha izledi. Dominik’in sağlığı, sürekli yaya olarak yaptığı bu yolculuklardan ötürü zayıflamıştı ve İtalya’nın Bolonya kentine kalıcı olarak yerleşmeye karar verdi. Orada Aziz Nikolas Manastırı’ndaki genç kardeşlerle ilgilendi. 6 Ağustos 1221’de aynı kentte cemâati tarafından çevrelenmiş olarak vefât etti. Aziz Dominik’in mezarı hâlâ bu şehirde bulunmaktadır. Dominik 3 Temmuz 1234’te Papa IX. Gregorius tarafından aziz ilan edilmiştir. Yortusu günümüzde 8 Ağustos’ta kutlanmaktadır.

Aziz Dominik’in Eseri: Dominikenler Tarîkatı
Dominikenlerin Çağrısı
Aziz Dominik de Guzman, vaaz yoluyla ruhların kurtuluşu için çalışan Vâizler Tarîkatının kurucusudur. Aziz Dominik’in örneğini takip eden kardeşler, İncil’in öğretilerine uygun bir hayatla Müjde’yi duyurmaya çağrılmışlardır. Vâiz rollerine ek olarak Dominikenler kendilerini öğretim ve araştırmaya adarlar.
Dominikenlerin Yaşam Kuralı
Vâiz Kardeşler Tarîkatı, dilenci bir tarîkattır. İncil’e uygun bir yoksulluk ilkesi içerir. Yani kardeşler her türlü kazançtan ferâgat ederler. Yoksulluk yemininin yanında, iffet ve itâat yemini de ederler. Her manastırda bir ilâhiyat okulu kuruludur. Kardeşler, hayatlarında entelektüel çalışmaya temel bir yer vermek zorundadır ama bedensel iş yapmaya mecbur değillerdir.
Cemâatler
Dominik 1221’de öldüğünde tarîkat; İspanya, Fransa ve İtalya’ya yayılmış yirmi erkek ve dört kadın manastırından oluşuyordu. Bugünse tüm kıtalarda yayılmış durumdadır ve 247 manastıra, yaklaşık 6.000 râhip ve 3.000’den fazla râhibeye sahiptir. Ayrıca 119 cemâatte 40.000 Dominiken Havârîsel kadın ve yaklaşık 100.000 laik kardeşlik üyesi (Dominiken Üçüncü Tarîkatı olarak da bilinir) vardır.
Aziz Dominik’in Mirası
Dominik’in halefi olarak tarîkatın başına geçen Saksonyalı Mübârek Jordan, bize azizin eksiksiz bir tasvirini yapar. İşte onun sözleri: “Tanrı ateşiyle ve doğaüstü bir şevkle tutuşmuş olarak sonsuz hayırseverliğinle, kuvvetli ruhunun coşkusuyla ve ettiğin daimî yoksulluk yeminiyle kendini tamâmen havârîsel uygulamalara ve Müjde’nin vaazına adadın.” Jordan, tarîkatın kutsal kurucusunun “her zaman Tanrı ile ve Tanrı hakkında konuştuğuna” tanıklık etmiştir.
1363 yılında geleceğin azizesi Sienalı Katerina, 16 yaşında bir görümde Aziz Dominik’i gördü. Bunun sonucunda Dominiken Üçüncü Tarîkatına katıldı ve burada hayatının en büyük hizmetini gerçekleştirdi.
Tespih Duası
Clairvauxlu Aziz Bernard, Kutsal Bâkire’ye edilen Tespih Duası’nı ilk geliştirenlerden biri olduğu hâlde tespih kullanımını yayan kişi Guzmanlı Aziz Dominik’tir. Bu bağlamda keşişlerinin kemerlerinde bir tespih taşımalarını buyurmuştur. Bu dua biçimini Aziz Dominik’e 1214 yılında Meryem Ana vermiştir. Amacı Katharist sapkınları ve günahkârları dine döndürmekti. Dominik üç gün ve üç gece sapkınlar için dua ettikten sonra Meryem Ana Aziz Dominik’e göründü. Ona şöyle dedi: “Sevgili Dominik, Kutsal Üçlü Birlik dünyayı ıslâh etmek için hangi aracı kullandı, biliyor musun?” Dominik cevapladı: “Hanımefendi, bunu benden daha iyi bilirsiniz çünkü Oğlunuz İsa Mesih’ten sonra, bizim kurtuluşumuzun ana aracı siz oldunuz.” Meryem şöyle ekledi: “Bil ki birincil silâh, meleklerin mezmurudur. Bu Yeni Ahit’in temelidir. Bu yüzden, bu katı kalpleri Tanrı’ya kazanmak istiyorsan benim Mezmurumu vaaz et.”
Meryem’in Mezmurluğu (psalter of Mary) o dönemde tespih için kullanılan bir terimdi. Daha öncesinde Mezmurlar ve Göklerdeki Pederimiz duasını saymak için kullanılan düğümlü iplerden oluşuyordu. Ardından düğümler, boncuk tânelerine evrildi ve Selâm Sana Meryem duasını saymak için kullanıldı. Tesbih duasının bugünkü biçim ve yöntemle okunması Dominik ile başlamış ve onun hayâtı boyunca mucize ve dönüşüm de dâhil olmak üzere birçok meyve vermiştir.

Aziz Dominik’e Dua
“Ey şanlı Aziz Dominik, tövbe, iffet ve gerçek sevgi örneği, yeni yaşamla dolu bir duyarlılıkla kalbimizin saflığını korumak için gereken lütfu bize sağla. Sen ki Tanrı sevgisinin ateşini yaktın, büyük bir dua adamıydın, Tanrı ile samîmî bir birliktelik kurmaya muktedirdin. İyilikle yaşamımızı besleyebilmek için bize günlük duaya bağlılık kazandır. Müjde’yi özenle vaaz eden ve Vâizler Tarîkatını ruhların kurtuluşu, gerçek inancın savunulması ve günahkârların tövbe etmesi için kuran sen; kardeşlerimizi içtenlikle sevebilmemiz ve onları kurtuluşa yönlendirebilmemiz için dua et. Sen ki bize Tespih Duası’nı öğrettin, onunla dua etmemize yardım et ki her gün Meryem ile birlikte Oğlu İsa’ya doğru yürüyebilelim.
Âmin.”
Dua edelim: “Tanrım, Kilise’ni Aziz Dominik’in erdemleri ve öğretileriyle aydınlatmaya tenezzül ettin. Onun şefâatiyle Kilise’ni zamansal yardımlardan mahrum bırakma ve ruhsal yollarda dâima daha da ilerlet. Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla. Âmin.”
Kaynaklar : https://hozana.org/en/saints/saint-dominic