21-31 Mayuıs 2017 tarihleri arasında, Doğu’nun ve Kutsal Topraklar Gözetmenlik Bölgesi Konventual Karderşleri (OFMConv), Militia Immaculatæ (Lekesiz Meryem’in Cemiyeti) kuruluşunun 100. Yıldönümü yılında andıkları Cemiyet kurucusu Aziz Maksimilyan Kolbe’nin ayak izlerinde Polonya’da ruhsal bir yürüyüş kat ettiler.
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da, Doğu ve Kutsal Topraklar Gözetmenlik Bölgesi kardeşleri için Polonya’da gerçekleştirilmek üzere bir ruhsal inziva dönemi düzenlendi. Ruhsal inziva özellikle Meryem ruhsallığı üzerine odaklanıyordu, çünkü bu yıl Lekesiz Meryem Cemiyeti’nin, Aziz Maksimilyan Kolbe ve Roma’daki Konventual Küçük Kardeşler’den altısı tarafından kuruluşunun 100. yılı anılmaktadır.
Ruhsal inziva, Bizim Gözetmenlik Bölgesi Vekilliğini üstlenen Peder Martin Kmetec tarafından, Kardeş Dariusz Wiśniewski’nin işbirliğiyle düşünüldü ve hazırlandı. Bu hacılığı dahil olan her katılımcı bazı ruhsal düşünce ve vaazlarıyla tinsel bir katkı sunmuş oldu.
21 Mayıs akşamında, Varşova manastırına gelişimizle birlikte ve Polonyalı kardeşlerimizin bizleri sevinçli bir karşılamayla ağırlamaları akabinde, hacılık yolumuz başlamış oldu. Peder Dariusz’un kentinde tarihi merkezi ziyaret ettikten sonra, kendisi bizlere, Polonya’daki Yahudi müzesine yapacağımız ziyaretimize bir hazırlık mahiyetinde Yahudilik, Kilise ile ilişkiler ve Yahudi karşıtlığı adı altındaki düşüncesini paylaştı. Orada ise Polonyalı Yahudilerin geçmişini, Auschwitz’e kadar giden bu topraklara gelişlerini ve onlar için dini, siyasi, ekonomik ve ev yaşamının tüm anlamları eşliğinde daha iyi anlama imkanına sahip olduk. Öğleden sonra İlahi İnayet Kilisesi’ni ziyaret etmek ve bir müddet duada kalmak üzere yola koyulduk.
Varşova’daki mevcudiyetimiz, Peru’da 1991 yılında şehit edilerek öldürülen Konventual Küçük Kardeşler’den, kutlu iki iman şehidi Michał Tomaszek e Zbigniew Strzalkowski’nin anısına atfedilen sunak üzerinde bir ayin kutlamasıyla son buldu.
Devozione populare mariana (Meryem’e yönelik halk dindarlığı) adıyla düşüncesini sunan Peder Martin, Meryem’in Kilise’nin başlangıcından bugüne kadar Allah’ın halkı arasında, ister bir duayla, ister bir ilahi veya Ona adanan bir binayla, Allah’ın Annesi ve bizim annemiz sıfatıyla nasıl da çok önemli bir yere sahip olduğunu ve yaşamlarımızda her zaman mevcut olduğunu anlattı. Bu düşünce eşliğinde Peder Martin bizleri, Licheń’de bulunan Meryemana Hacılık Kilisesi’nin havasına sokmuş oldu.
Akşam vakti Łódź ruhban okuluna vardık. Burada, iki bölgeden gelen rahip ve aday öğrencilerle bir araya geldik: Varşova ve Gdańsk. Bizleri büyük bir sevinç ve kardeşçe şefkat eşliğinde karşıladılar. Ruhban okulunun bitişiğindeki manastır rahipleri de, kilisenin tarihini anlattılar ve akabinde kardeşçe güzel bir akşam birlikteliği geçirdik.
Ertesi gün Częstochowa kentinde yer alan Kara-Meryem hacılık Kilisesi’ne doğru yola koyulduk. Burada, bolca yağan bir yağmur bize eşlik etti. Kiliseye girdikten sonra, ilk defa yüreklerinde Efkaristiya’yı almış olan birçok çocuk ve kalabalık bir cemaatin etrafımızı çevrelemesiyle görkemli bir ayin kutlama imkanına ve sevincine nail olduk. Ayinden sonra bizlerden her biri kişisel dua ve yakarışlar sunmak üzere Meryemana’nın mucizevi tablosu önünde bir müddet durakladı.
Sonra da İsa’nın Küçük Kız Kardeşleri manastırı bünyesinde, Kardeş Iosif Robu, Maksimilyan Kolbe ve Müjdeleme konulu bir düşüncesini bizlerle paylaştı. Aziz Maksimilyan için her müjdeleme görevinin kökeninde sevgi yer alır, yaratıcı bir kaynak olarak bir sevgi. Aziz için, her görev her birimizin yüreğinde hareket merkezine sahiptir.
Her zamanda Allah’ın Annesi’nin bizler yakın olduğu ve her daim, sevinçte ve sıkıntılarda bizlere eşlik ettiği ümidi ve bilinciyle dolu olarak, bu kutsal yerlerden ayrıldık ve Krakow’a hareket ettik. Burada şehrin harikulade kiliselerini keşfetme fırsatını yakaladık: Papa Hazretleri II. Jean Paul’ün ilk Ayinin kutladığı yer olan, Kraliyet Kalesi ile Wawel Tepesi üzerinde Aziz Stanislau ve Aziz Vinçeslau Başkatedral Bazilikası. Krakow yakınlarında İlahi Merhamet Hacılık Kilisesi’ni ziyaret ettik. Burada Azize Faustina Kowalska’nın mezarını ziyaret etme imkanına sahip olduk.
Kardeş Anton Bulai, Azize Faustina’ya görünen İsa’nın şu sözler eşliğindeki arzusunun altını çizerek İlahi Merhamet üzerine düşüncesini paylaştı: “Paskalya’nın ilk Pazarı, Merhamet Bayramı’dır, ama buna eylem de eşlik etmelidir, bu nedenle, bu bayramın görkemli kutlamasıyla Benim merhametimin kültünün ve resmedilmiş görüntümün kültünün gerçekleşmesini talep ediyorum.”
Bu yerleri bırakarak, Wieliczka tuz mineralleri tepesine doğru yola çıktık. Burada yani dünyanın en eskilerinden biri olan tuz minerallerine rehber eşliğinde bir ziyaret gerçekleştirdik. Öğleden sonra, Papa Wojtyła’nın doğduğu şehir olan Wadowice’ye ulaştık, burada onun doğduğu ve gençliğini geçirdiği evin müze dönüştürülmüş halini bulmak mümkündür. Akşam olunca Harmeze’de bulunan manastıra geçerek kardeşlerimizle bir araya geldik. Yine burada, akşam mezmur övgü dualarının akabinde, Peder Iosif Petrila, Aziz II. Jean Paul’ün yaşamı ve öğretisi üzerine hazırlamış olduğu düşüncesini bizlerle paylaştı.
27 Mayıs sabahı, korkunun ve ölümün fabrikası Nazi toplama kampı, Auschwitz-Birkenau soykırım kampına ulaştık. Burada İtalyanca konuşan bir rehber bizleri bekliyordu. O korkunç olayların izlerini görmek ve rehberin anlatımlarına kulak vermek bizleri kelimesiz bıraktı. Ayrıca, SS’ler tarafından aç bıraktırılarak, bir aile babasının yerine kendini öne atıp bir ölüm hücresinde son günlerini geçiren Aziz Maksimilyan’ın acı çektiği yeri de gördük ve sonra dışarıda, küçük pencerenin yakınında bir müddet duada kaldık. Kat ettiğimiz ruhsal yürüyüşümüz, akabinde İsa’nın haç üzerinde acı çekmek üzere kat ettiği yol üzerinde böylesine dünyada var olan kedere yüreklerimizi götürdü.
Harmeze’ye dönerken, sabahleyin Rabbin Göğe Çıkması Görkemli Bayramı’nın ayini kutladık ve bunu takiben Niepokalanów’a doğru yola koyulduk. Yol üzerinde küçük bir mola için Częstochowa’da durduğumuz vakit, Kardeş Mihăiță Herciu bizlere, tüm Hristiyanlara Meryem’in örneğini sunan Aziz Maksimilyan’ın gün yüzüne çıkardığı, Meryem’in Lekesiz Doğumu üzerine bir düşüncesini aktararak paylaştı. Lekesiz Meryem, bizleri aziz kılmaya hazırlayan Allah’ın lütfunun armağanıyla dolu olduğumuzu ve onun örneğinde kutsal yolumuzun gerçekleşmesi için en üstün gayret göstermeye çağrıldığımızı göstermektedir.
Akşam vakti, Aziz Maksimilyan Kolbe tarafından kurulmuş Niepokalanów Manastırı’na vardık. Burada, Lekesiz Meryem Kenti’ni ziyaret ettik ve Aziz’in orada gerçekleştirmiş olduğu büyük işleri görme fırsatına sahip olduk.
Son günde ise, Varşova’nın Konventual Küçük Kardeşler’in Bölgesel Kıdemli Vekili olan Kardeş Piotr Szczepanski, Aziz Maksimilyan’ın yaşamının çeşitli yönlerini gün yüzüne çıkararak Japonya’daki müjdeleme görevinden başlayarak Auschwitz’’de son bulan Aziz Maksimilyan’ın hayatından söz etti.
Kardeș Mihăiță Herciu
[FAG id=2084]