Noel Ağacı’nın Gelenekteki Önemi
Yeni yıl yaklaşırken sadece Hristiyan dünyasında değil, tüm dünyada ağaç süsleme geleneğinin yaygın olduğunu görürüz. Şehirlerin en işlek caddelerinden en mütevazı mahallelerindeki evlere kadar birçok yerde, küçük ya da büyük çam ağaçlarının ışık saçtığını görmek şaşırtıcı değildir.
Peki Hristiyanlar olarak Noel döneminde neden bir ağaç kurarız? Neden bu ağaçta ışıklar yakarız? Neden birbirimize hediyeler veririz?
Noel Ağacı Efsaneleri
Aslında Noel ağacıyla ilgili birçok efsane, Hristiyan geleneğinden önce ortaya çıkmıştır. Eski zamanlardan beri insanlar yaprak dökmeyen bitkileri ve çiçekleri kulübelerine alarak önem verirlerdi. Keltler ve İskandinavlarda ökse otu popülerken, Almanya’da ise köknar kültü popülerdi.
Bilinen en popüler efsanelerden biri Nar Dugan efsanesidir. Dünyanın tam ortasından yükselen bir hayat ağacı vardır. Bu ağacın kökleri yer altına iner, dalları dünyanın en yükseğindedir. Yani bu ağaç, yeri ve göğü birbirine bağlar. Havaların soğumasıyla üşüyen, yiyecek bulmakta zorlanan kişiler, birbirine yardım ederek hayat ağacından dilekte bulunurlar. Yaşlı bilge de, kışı geçirirken yoksullara yardım ederek, hayat ağacından dilekte bulunarak güneşin yaklaşmasını beklemelerini tembih eder. İnsanlar da ağacın dallarına renkli ipler asarak, birbirlerine yardım ederek güneşli günleri bekler. 21 Aralık en uzun gecedir ve bu bayram 21 Aralık’ta kutlanır. Çünkü, karanlık aydınlıkla savaşır ama aydınlık hep galip gelir.
Aziz Boniface (675-754) Roma’yı ziyaret ettikten sonra Almanya’ya geri döndüğünde Almanların eski putperest geleneklere geri döndüğünü görerek, kederlenir. Odin’in kutsal meşe ağacı altında bir genç adamı kurban ettiklerini görerek, öfkelenir. Boniface bir balta alarak meşeyi keser ve Hristiyanlık putperestliğe karşı bir zafer kazanmış olur. Almanlar bu olayda Tanrı’nın elini korkuyla tanıdılar ve alçakgönüllülükle Boniface’e Noel’i nasıl kutlamaları gerektiğini sordular. Meşe ağacının enkazından ortaya çıkan köknar ağacına işaret eden episkopos, herkesten evine bir köknar ağacı götürmesini istedi. Barışı ve ölümsüzlüğü simgeleyen bu ağacın üst kısmı cenneti, yani Allah’ın ikamet ettiği yeri gösterir.
Bir diğer efsane, Noel zamanında çiçek açan “Kutsal Diken” yani bir alıçtır. İsa’nin dikenli tacından ilham alan alıç, yüzyıllar boyunca Noel bayramıyla ilişkili olarak kullanıldı.
Aslında efsanelerin kahramanları ve isimler değişse de özünün aynı olduğunu keşfetmek zor değildir. Bildiğimiz Noel ağacının kökenine dair en önemli ipucu, gizem ve mucize oyunlarından ve özellikle dünyevi Cennetteki İyi ve Kötü Ağacından geliyor.
Noel Tarihi
Roma dönemindeki nufüs sayımıyla ilgili belirsiz olan araştırmalar bizlere İsa’nın doğum tarihiyle ilgili net bir bilgi vermez. Ancak Roma Kilisesi, dördüncü yüzyılda 25 Aralık olarak belirlemiştir.
Orta Çağ’da Hristiyanlığı vaaz etmek için çeşitli tiyatro oyunları sergileniyordu. Bu oyunlardan en ünlüsü, Cennet Ağacı’ydı. Havva Şeytan’ı dinleyip elmayı alıyor ve Adem ile birlikte yiyor. Ağaç bir elma ağacı olmalıydı, ancak kışın bir elma ağacı uygunsuz olacağından, sahneye bir köknar ağacı dikildi ve bazı elmalar dallarına ya da Kurtuluş’un gelecekteki gelişini sembolize etmek için, İsa’nın Efkaristiya varlığının sembolleri olan özel kalıplarda ezilmiş bisküvilerle hazırlanan gofretlerin yanı sıra çocuklar için tatlılar ve hediyeler veriliyor.
Akademisyenler arasında en yaygın görüş, bugün bildiğimiz Noel ağacının, dünyevi Cennetteki ağaçtan türetildiği, ışıklarla süslenmiş ve aydınlatılmış olduğudur. Doğum yeri olarak Ren’in sol kıyısı ve özellikle Alsace’in sol kıyısı belirtilmiştir. 16. Yüzyılda orman korucuları evini süslemek için ağaç kesen herkesi cezalandırıyordu. Bu da geleneğin tanıklıklarından biri olarak görülmektedir.
Alsace’dan başlayan Noel ağacı geleneği kısa sürede tüm Avrupa’ya yayıldı. Ancak İtalya en son kabul eden ülkelerden biri oldu.
Aziz Petrus Meydanı’ndaki Noel Ağacı
Papa VI. Paul, her yıl farklı bir ulustan hediye olarak gelen büyük beşiğin yanına devasa bir Noel ağacı kurdu ve bu gelenek haline geldi. Aziz Boniface’e atıf olarak çok sayıda ışıkla aydınlatılan bu ağaç, birçok Hristiyan değerinin sembolüdür.
Yaprak dökmeyen bu ağaç, bize Söz’ün yaşadığını ve İsa’nın vaat ettiği ölümsüzlüğü simgeler. Tepedeki yıldız İsa’nın doğumunu ve küçük ışıklar onun aydınlattığı karanlığı, süsler günahları (ilk günah) sembolize eder.
Noel’de Hediyeleşmek
Aziz Nikola hakkındaki bilgileri önceki yazılarımızda paylaşmıştık. Pek çok kişinin Noel arifesinde beklemeye başladığı Noel Baba, özellikle çocuklar için bir kahramandır. Çünkü tüm yıl beklenen ve özlenen hediyeleri getirir. Herkes uyurken gizlice gelir ve ağacın altına hediyelerini bırakır. Aslında Aziz Nikola, çok güzel bir örnektir. Çünkü modern dünyada Noel Baba olarak adlandırdığımız bu kahramanlar çocukları sevindirmek için tüm yıl uğraşır. 
Hediyeleşmek, tıpkı kültlerde olduğu gibi aslında ihtiyacı olana yardım etmenin en güzel yoludur. Hediye, karşılık beklemeden verilir. Bu durum bulaşıcıdır. Çünkü bir çocuğun yüzündeki gülümsemeye tanıklık eden başka bir insan da aynısını yapmak ister. Bir yoksul için soğuk havada onu ısıtacak bir palto büyük bir hazinedir. Ama 3 paltosu olan biri için üçü de çok önemli değildir. Oysa 3 palto 3 kişiyi ısıtabilir. Bunu da ancak paylaşarak, eliminizdekiyle yetinerek öğrenebiliriz. Gerçekten üç paltoya ihtiyacınız var mı? Advent döneminde genelde bu tür düşünceler, bize yol gösterebilir.
Kışın karanlık ve soğuk gecelerini, Noel heyecanının coşkusuyla ısıtabiliriz. Bazen bir palto, bazen bir çorap, bazen de hal hatır soran bir dost karanlığı ışığa çevirebilir. Siz bu Noel’de kimlerin ışığı olacaksınız?



